Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacakların şüpheli alacak sayılacağı hakkında.
4. Daire 2000/4 E. , 2001/992 K. " " T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2000/4 Karar No: 2001/992 Temyiz Eden : … Vekili : … Karşı Taraf : Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL İstemin Özeti : 1993 yılı işlemleri incelenen davacı şirketin yasal dayanağı bulunmadığı halde şüpheli alacak kaydettiği, … adlı şahıstan alınan gerçeğe uygun düzenlenmeyen faturaların kayıtlara intikal ettirildiği ve bir kısım faturanın dönem matrahın tespitinde dikkate alınmadığı ileri sürülerek re'sen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, bunlara bağlı olarak ve geçici vergi üzerinden kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin yurt dışında bulunan iki firmadan olan alacaklarının tahsili için gerekli girişimlerde bulunmadan karşılık ayırdığı, şüpheli alacak karşılığının 1994 yılı dönem başı bilançosunda gösterilmediği, şirketin alacağının bulunduğu firmalardan birinin 1991 yılında iflas etmesine karşılık 1993 yılında şüpheli alacak olarak yazıldığı, bu itibarla şüpheli alacak karşılığı yazılan miktarın matraha alınmasının yasal bulunduğu, düzenlendiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen faturalarla ilgili matrah farkına davacı şirketin bir itirazının bulunmadığı,… hakkında düzenlenen raporlar ve dosyadaki bilgiler doğrultusunda bu şahsın davacı şirkete düzenlediği faturaların gerçek bir emtia alım satımına ilişkin olmadığı sonucuna varıldığından bu matrah farkının da isabetli bulunduğu, ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda fon payı alınamayacağı, mahsup imkanı kalmayan geçici vergi için ceza kesilemeyeceği gerekçesiyle kurumlar vergisi ve kaçakçılık cezasına yönelik davanın reddine, fon payı ve kaçakçılık cezasıyla geçici vergi üzerinden kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı şirket, şüpheli alacak için Kanuna uygun takipte bulunulduğunu, alacağın ticari faaliyetle ilgili olup tahsilinin imkansız hale geldiğini, …'dan alınan faturaların gerçek emtia alımlarına ilişkin olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti :Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323 üncü maddesinde ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacakların süpheli alacak sayılacağı belirtilmiştir. Davacı şirketin 1990 yılında emtia sattığı iki firmadan birinin 1991 diğerinin 1993 yılında iflası üzerine, bu firmalardan tahsil edilemeyen alacaklar için süpheli alacak kaydında bulunulmuştur. İnceleme elemanınca süpheli alacakla ilgili miktar matraha alınırken davacı şirketin söz konusu alacakların tahsili için ciddi bir takibatta bulunmaması, Almanya'da bulunan firmaların iflası üzerine alacakların iflas masasına kaydettirilmemesi, firmalardan birinin 1991 yılında iflas etmesine karşın 1993 yılında şüpheli alacak kaydedilmesi, 1994 yılı açılış bilançosunda şüpheli alacak hesa...