" " MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, şartlara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, şartlara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön...
8. Ceza Dairesi 2019/29228 E. , 2020/13441 K. " " MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, şartlara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, şartlara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. Müsadereye hükmedilebilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte bu suçtan dolayı bir kimsenin mahkum edilmesi gerekmemektedir. Ancak, bir cezai sonuç olan güvenlik tedbirlerinin uygulanabilmesi için bir suçun işlenmiş olmasının gerektiğinde kuşku yoktur. Bir suçun işlendiğinin kabul edilmesi de, hiç şüphesiz hukuk devletinde mahkemenin bu konuda bir karar vermiş olmasına bağlıdır. Eşya müsaderesi, bir güvenlik tedbiri olup CMK.nın 223/1. maddesi gereğince güvenlik tedbirine hükmedilmesinin de hüküm niteliğinde bulunduğu gözönüne alınarak ve ilişkin kısmın da açıklanması geri bırakılan hükmün içinde yer alması gerekir. Müsadere kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası niteliğinde olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen müsadere kararı da bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karardır ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları içinde verilen müsadere kararlarının da asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna yani itiraz yoluna tabidir. Başka bir anlatımla hükmün bir sonucu olan müsadere kararı da, açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte açıklanır ve açıklanan hükmün kanun yoluna tabidir. Açıklanan karar istinafa tabi ise, müsadere kararı da açıklanan hüküm ile birlikte istinaf incelemesine tabi olacaktır. Denetim süresi içinde suç işlenmemesi ya da yükümlülüklere uyulması nedeniyle verilecek düşme kararıyla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde, düşme kararı ile birlikte suçta kullanılan eşyanın akıbeti hakkında da yeniden bir karar verilmesi gerekir. Düşme kararı, CMK.nın 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılm...