" " MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/354 E., 2023/323 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2016/408 Esas, 2017/349 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/311 Esas, 2018/1615 Karar sayılı kararıyla, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 11. maddesi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ek kararıyla, Daire kararının...
1. Hukuk Dairesi 2024/2711 E. , 2024/6650 K. " " MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/354 E., 2023/323 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2016/408 Esas, 2017/349 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/311 Esas, 2018/1615 Karar sayılı kararıyla, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 11. maddesi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ek kararıyla, Daire kararının kesin olması sebebiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.04.2021 tarihli ve 2019/1647 Esas, 2021/2044 Karar sayılı kararıyla, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 11. maddesinde yer verildiği biçimde idari başvurunun dava şartı olduğu değerlendirilmiş ise de anılan düzenlemenin bir dava şartı olmayıp ilgilisine tanınmış bir hak olduğu, öte yandan anılan maddeye göre yapılacak başvurunun HMKnın 114/2. maddesi kapsamında Vakıflar Kanunu'nda düzenlenmiş özel bir dava şartı olmadığı, hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince işin esasıyla ilgili bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek dosyanın yeniden görülmek üzere Mahkemesine iadesine ilişkin kararın da kesin mahiyette olmadığı kabul edilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/311 Esas, 2018/1615 Karar sayılı kararı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/1178 Esas, 2021/1908 Karar sayılı kararıyla; kaldırma gönderme kararının HMKnın 353/1-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle Dairemizin bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiş; direnme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19.04.2022 tarihli ve 2022/1250 Esas, 2022/3258 Karar sayılı kararıyla, direnme kararının onanmasına karar verilmiştir. Direnme kararının onanması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/354 Esas, 2023/323 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli kaldırma - gönderme kararı üzerine yapılan inceleme sonunda, davacı tarafından 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 7 . ve 11. maddeleri uyarınca dava konusu taşınmaz için yasal ve idari başvuruların yapılmadığı, dava konusu taşınmazın 1936 beyannamesinde de yer almadığı, yargılama sırasında müdahale ta...