" " MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 38 parsel sayılı taşınmaz üzerinde eski ev ve eklentileri ile ahırının bulunduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit gördüğünü, Şaban köyü tüzel kişiliğinin açtığı kadastro davası ile mera vasfı ile köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, 25 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kesintisiz ve çekişmesiz zilyet olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında Tarsus ilçesinde ikamet ediyor olması...
1. Hukuk Dairesi 2021/10304 E. , 2022/1096 K. " " MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 38 parsel sayılı taşınmaz üzerinde eski ev ve eklentileri ile ahırının bulunduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit gördüğünü, Şaban köyü tüzel kişiliğinin açtığı kadastro davası ile mera vasfı ile köy tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, 25 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kesintisiz ve çekişmesiz zilyet olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında Tarsus ilçesinde ikamet ediyor olması nedeniyle tespit ve dava sürecine müdahil olamadığını ileri sürerek, ev, eklentileri ve ahırın bulunduğu 2.045,99 m2'lik alanın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili, davacının Tarsus'ta ikamet edip taşınmaz üzerinde 25 yıldır nizasız fasılasız zilyetliği olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, komşu taşınmazların da mera olduğu düşünüldüğünde davacının dava konusu taşınmazda işgalci durumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... temsilcisi, davacının iddia ettiği parselde bulunan eski ev yeri ve eklentileri ile ahırın bulunduğu yerin sehven davacı adına yazılmadığını, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 101 ada 38 parselin tamamının 1.354.353,39 m2 olduğunu, parselin büyüklüğü ve sınırlarının tam olarak bilinmemesi nedeniyle davacıya ait kısmın da sehven bu parselin içerisinde bulunduğunu bildirmiştir. III. MAHKEME KARARI Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli ve 2013/231 E., 2015/71 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1612,57m2'lik yerin davacı ...'un, dedesinden babası ...'a, babasının 1973 yılında vefatından sonra miras yoluyla taksimen davacıya intikal ettiği, dava konusu taşınmazın mera ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 05/04/2018 tarihli ve 2015/7573 E- 2018/2391 K. sayılı kararıyla; ...tek kişilik bilirkişi raporu ile yetinilmiş, taşınmazın niteliği ve taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar...